Galatasaray Dosyası


Polat: “Aramız açık”
Aralık 7, 2006, 11:06 pm
Kategori: Takım Hakkında

G.Saray Kulübü Başkan Yardımcısı Adnan Polat, Teknik Direktör Eric Gerets ile aralarının açık olduğunu kabul etti.

Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Adnan Polat, Teknik Direktör Eric Gerets ile aralarının açık olduğunu kabul ederken, Belçikalı teknik adamın sezon sonuna kadar takımın başında kalacağını, Gerets’in gönderilmesi konusunun ise Başkan Özhan Canaydın ve kendisinin mutabakatına bağlı olduğunu söyledi.

Adnan Polat, Lig TV’ye yaptığı açıklamada, Galatasaray’da dün akşam Başkan Özhan Canaydın başkanlığında gerçekleştirilen ve yöneticilerden Celal Gürcan, Şükrü Ergün, Fatih Gökşen, Cengiz Özyalçın, Ahmet Dedehayır, Haldun Üstünel gibi isimlerin de katıldığı toplantının Teknik Direktör Eric Gerets ile bir ilgisinin bulunmadığını belirterek, “Bu, aslında orada bazı arkadaşların kendi aralarındaki problemlerini anlatma ve çözme toplantısıydı. Benimle bire bir ilgisi yok. Bazı yanlış anlaşılma ve kırgınlıklar vardı ve bunların giderilmesi için yapılan bir davetti. Katılmamı gerektiren bir durum yoktu. Sanıldığı gibi Gerets ile ilgili bir toplantı değildi. Gerets’i gönderme veya göndermeme konusu Başkan Özhan Canaydın ile benim aramdaki mutabakata bağlı. Biz kendi aramızda konuşur mutabakata varırız, sonra da bunu yönetim kuruluyla paylaşırız” dedi.

Eric Gerets’in gönderilip gönderilmeyeceği ile ilgili bir soru üzerine ise Adnan Polat, “Gerets’i niye gönderelim? Günlerden beri basında yazılıp çiziliyor. Artık bundan sıkıldım. Hocayı seversin veya sevmezsin. Hoşlanır ya da hoşlanmazsın. Ben çocuk değilim. Duygusal davranma lüksüm yok. Yani Başkan ‘göndermem’ derse ben ‘hayır göndereceksin’ diye çocuklar gibi ayağımı yere sürtemem. Galatasaray’a zarar veremem ben. Ben bu kulübe her zaman fayda sağlamak için varım. Kaldı ki hoca elindeki imkanlara rağmen çok da başarılı. Geçen sene nasıl şampiyon olduysak, bu seneki 7 puan fark da önemli değil. Biz yine şampiyon olacağız” cevabını verdi.

Adnan Polat, basında çıkan Eric Gerets ile aralarında sorun olduğu yönündeki haberlerle ilgili de, “Şu kadarını söyleyeyim; son derece mesafeli davranıyoruz birbirimize. Ama bizler çocuk değiliz. Herkes işini yapacak, yapmalı da” ifadelerini kullandı.

Galatasaray için basında sürekli yeni teknik direktör adaylarının ortaya çıktığının hatırlatılması üzerine de Adnan Polat, “Ne Souness, ne Raşit Çetiner, ne de diğerleri. Hiç biriyle görüşmedik. Ersun Yanal konusu da zaten olmaz. Onun kulübü ile sözleşmesi var. Ayrıca Gerets’e bir çırpıda ’seni istemiyoruz’ demek doğru olmaz. Önce alternatifi bulacaksınız. Bu isim Galatasaray’ı taşıyacak kapasitede olacak. Ama böyle bir şey söz konusu değil. Gerets bizim hocamız ve sezon sonuna kadar da mukaveleli teknik direktörümüz. İlla her gün ‘Gerets’in önündeyiz, arkasındayız, yanındayız’ deyip ‘şu gün sözleşme imzalayacağız’ demek ne derece doğru? Çünkü biliyorum ki gönderdiğiniz hocanın yerine birisini bulamazsanız bu bize çok şey kaybettirir. Bir yılımızı alıp götürür. Şu anda ortaya çıkan 7 puanlık fark hiç önemli değil. Hoca görevinin başında ve biz şampiyon olacağız” diye konuştu.

Adnan Polat, Fenerbahçe maçının hemen sonrasında verdiği demecin eleştirilmesi ile ilgili olarak da, “Maçtan önce emniyet görevlileri rica ettiler. ‘Lütfen maç öncesi ve sonrasında yumuşatıcı demeçler verin. Bizim işimiz de daha kolay olur. Yoksa çok zorlanırız’ dediler. Ben de böyle bir demeç vermek zorunda kaldım. Saracoğlu’nda 3 metre önümden bana kol saatini göstererek ana avrat küfredenleri izlerken, saha içinde ve tribünlerde yaşanan diğer olayları göremedim. Zaten bana küfür edilirken Aziz Yıldırım orada sadece oturdu. Şükrü Saracoğlu’na gidip gitmeme konusunda hiç tereddüt etmedim. Aslanlar gibi gidip, aslanlar gibi geldim. Ama stattan çıkıp eve gittiğimde olayları televizyondan bir gördüğümde, resmen çıldırdım. Onun için basın toplantısı yaptım. Yoksa taraftar baskısı ya da başka bir nedenden değil” şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA
07.12.2006



Buruk ateş – Bahri Havadir
Aralık 6, 2006, 3:27 am
Kategori: Haber ve Yazı Alıntıları, Takım Hakkında

Galatasaray, İngilizlerden rövanşı aldı ama iş işten çoktan geçmişti. Oysa Galatasaray, Olimpiyat Stadı’na gelirken bu maça psikolojik olarak da hiç hazırlanmamıştı. Halen Fenerbahçe’nin sendromu üzerlerindeydi. Liverpool maçının gecesi futbolcularla konuşuyorum… Hepsi Mondragon’a yapılan çirkinlikleri, Fenerbahçeli taraftarların yaptıkları tacizleri, Selçuk Dereli’nin hatalarını konuşuyordu. Ama bunları konuştuğum saat, gece 02.00 civarı. Çünkü ben dahil hiç kimseyi uyku tutmamıştı.

Çok kısa olarak başka bir konuya değinmek istiyorum; Galatasaray’da bir ikinci başkanlık krizi yaşandı. Semih Haznedaroğlu medyada fazla görünmüyorum diye istifa etti. Yönetimin ritmi bozuldu. Artık herkes birbirinin arkasından konuşmaya başladı. Buna paralel olarak Gerets’i örnek göstermek istiyorum. Altı aydır Gerets gitmeli mi kalmalı mı diye tartışılıyor.. İşte böyle bir ortamda Belçikalı hoca takımı maçlara hazırlıyor. Gerets’in de kimyası bozuldu. Sadece yüzüne net olarak konuşacak, kararını bildirecek, net duruş gösterecek bir yönetici arıyordu. Onun için kimyası bozuldu…

İşte Şampiyonlar Ligi’nde, Atina’ya giden yol macerasında Gerets, çıkış yolları aradı. Yanlış değişiklikler yaptı, yanlış isimler oynattı bu ayrı konu. O hep kendisine güvenen yöneticileri yanında görmek istedi. O hiç Boleslav maçından sonra soyunma odasında yüzüne şişe fırlatan yöneticiler istemedi.

Bunlar çok uzun konular, tekrar maça dönelim..

67. dakikadan sonra hâlâ Fenerbahçe maçının etkisi altında olan taraftarda bu dakikadan sonra başta Mondragon olmak üzere herkesi sevgiyle selamladılar.

Özhan Başkan, Adnan Polat ve taşın altına eline koyan birkaç isim artık kişisel kavgaları bırakıp, Gerets tartışmasını sonlandırıp bu takıma sahip çıkmalı.

Özetle yakılan buruk ateş, Atina yoluna gitmeden söndü. Galatasaray bu son maçında Okan, Necati ve İliç’in golleriyle meşaleyi ateşledi ama artık her şey çok geçti.

6 Aralik 2006, Aksam



Mondragon: Bırakıp gidecektim
Aralık 4, 2006, 11:39 pm
Kategori: Haber ve Yazı Alıntıları, Takım Hakkında

5 Aralık 2006

İlhan SÖYLER – Hurriyet

“Bu, önceden planlanmış organize bir iş. Kulaklarımın zarını sarsan o patlama sonrası 15 dakika kendime gelemedim. Hiçbir şey duyamadım. Oyundan çıkmak istedim ama takımımı zor duruma sokarım diye devam ettim.”

ACI tatlı hatıralarıyla bir Fenerbahçe-Galatasaray maçı daha geride kaldı… Gerilim, stres ve heyecan dolu atmosferiyle, en sağlıklı insanlara bile kalp problemi yaşatan bu müthiş derbi, futbolundan çok saha dışındaki olaylarıyla anılacak. Alınan sıkı tedbirlere rağmen birkaç Fenerbahçe taraftarının yaşattığı üzücü olaylar yıllar geçse de unutulmayacak…

Kadıköy’deki futbol fanatiklerinin taşkınlıklarından en çok nasibini alan futbolcu, Galatasaray kalecisi Mondragon’du. Kolombiyalı file bekçisi daha maç öncesi ısınma antrenmanında bile sarı lacivertli fanatikler tarafından pet şişe yağmuruna tutuldu. Bunlar yetmezmiş gibi, ikinci yarının başlama düdüğünden hemen önce üzerine atılan bir ses bombası yüzünden neredeyse sağır olacaktı. Kolombiyalı futbolcu ile, Şükrü Saracoğlu Stadı’nda yaşadıklarını konuşmak istedik. Bir dokunduk bin ah işittik…

“İlhan ağabey, bu ilk değilki. Kadıköy’deki her maçta buna benzer şeyler yaşıyorum. Benim orada yaşadıklarımı hiçbir futbolcu yaşamadı. Bana o ses bombasını atanlar belli ki oraya özel olarak oturtulmuştu. Yani, bu olay önceden planlanmış organize bir iş. Kulaklarımın zarını sarsan o patlama sonrasında 15 dakika kendime gelemedim. Hiçbir şeyi duyamaz hale geldim. Oyundan çıkmak istedim ama hocamız iki oyuncu değişikliğini yapmıştı. O anda çıksaydım, takımı zor duruma sokabilirdim. Bu yüzden maça devam ettim. Kulağım duymasa da gözlerim görüyor diyerek, oyunda kaldım.”

Mondragon, geceyi nasıl geçirdiğini sormamız üzerine, “Ses bombası çok rahatsız edici bir şeymiş. Öyle ki, atılan pet şişeler onun yanında hiç kalır. Gecem çok rahatsız geçti. Hiç uyuyamadım desem, yeridir. Kulağımın içinde devamlı uğultular duydum. Sabah ilk iş doktora gidip, kulaklarımı muayene ettirdim. İnşallah kötü bir şey olmaz” diye konuştu.

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda daha önce yaşadığı tatsız bir olayı da anlatan sarı kırmızılı file bekçisi, şunları söyledi:

“3 yıl önce yine bir maç öncesi kaleci antrenörümüz Eser Özaltındere ile ısınırken, tribünden atılan maddeler nedeniyle yaralanmış ve hemen soyunma odasına gitmiştik. Bu kez ne olursa olsun, ısınma idmanını terketmeyeceğim diye yemin ettim. Üzerime onlarca pet şişe yağmasına rağmen ısınma idmanını tamamladım.”

Mondragon, bu tür tatsızlıkları önlemek için Şükrü Saracoğlu Stadı’nın kale arkalarına ağ gerilmesi gerektiğini de belirterek, “Ama yapmazlar, biliyorum. Bu tür organizasyonların yapılması için oralara kasten ağ germiyorlar” ifadesini kullandı.

TOMMY’YE ÜZÜLÜYORUM

MONDRAGON, sahip olduğu dört köpekten birinin kanser hastalığına yakalanması nedeniyle şu günlerde büyük üzüntü içinde. Fenerbahçe maçına, “Tommy her zaman kalbimizdesin” yazılı tişörtle çıkarak köpeğine duyduğu sevgiyi ifade eden Kolombiyalı kaleci, “Yaşadığım üzüntüyü ancak benim gibi hayvan sevgisi olanlar anlayabilir. Tommy dünyada en çok sevdiğim varlıklardan biri” dedi.

Yorumlar Kapalı


Ümit Karan: Lugano ve Edu gibi kasaplar var
Aralık 4, 2006, 11:37 pm
Kategori: Takım Hakkında

4 Aralık 2006

A.A.

Ümit Karan, derbi maçta yaşanan olaylardan, hakemden ve rakip takım futbolcularının sertliğinden yakındı. “Lugano Edu gibi kasaplar var” ifadesini kullanan golcü oyuncu, “Penatı pozisyonunu hakemin gördüğünü gördüm” dedi.

Ümit Karan, Florya Metin Oktay Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında, hayatında dünkü maçtaki kadar küfür yemediğini belirterek, “Kadıköy’de hoş olmayan şeyler yaşandı. Herkes ‘Sahaya 5-10 pet şişe attılar’ diye söylüyor. Sahaya 100 şişe geldi. Benim ayağıma bir sürü çakmak ve yabancı madde atıldı. İnsanlar bunu görmek istemiyor herhalde. Fenerbahçe Stadı’na her gittiğimizde bu tür şeylere maruz kalıyoruz” dedi.

“Fenerbahçe’de, Lugano ve Edu gibi kasaplar var” ifadesini kullanan Ümit, “Tatlı sert futbolu herkes sever, ancak bu futbolcular, hakem ne zaman başka yana baksa aşil tendonuma basıyordu. Hakeme şikayet ettiğim zaman da ‘Devam, bir şey yok’ yanıtını alıyordum” diye konuştu.

Hakem Selçuk Dereli’yi eleştiren golcü oyuncu, “Son dakikada oluşan penaltı pozisyonunu gördü. Onun gördüğünü ben gördüm. Sonra ‘Bir şey yok’ dedi. Dün gece bir televizyon programında, hala kararının doğru olduğunu savunuyor, bahane arıyordu” dedi.

“HOŞ OLMAYAN ŞEYLER YAŞANDI”

Ümit, zaman zaman bazı takımların, bazı takımlara şansının tutmadığını ifade ederek, “Fenerbahçe evinde Beşiktaş’ı yenemiyor. Bizim Ali Sami Yen’de onlara üstünlüğümüz var. Yapılanlar ortada, onlar da stadımıza gelecek. Biz bu yapılanlardan sonra kendi seyircimizi nasıl centilmenliğe davet edebiliriz, onlara nasıl ‘yapmayın’ diyebiliriz?” şeklinde konuştu.

“YENİLGİYİ HAK ETMEDİK

Aldıkları mağlubiyet nedeniyle üzgün olduklarını kaydeden milli futbolcu, “Yenilgiyi hak etmedik. Maçta çok iyi pozisyonlarım oldu. Yakaladığım pozisyonu gol yapmam gerekiyordu. Onların hiç pozisyonu yoktu. Bu sezon biraz inişli çıkışlı grafik çiziyoruz. Sakatlıklardan dolayı çok problemimiz oldu, ama devre arasında tam kadro hazırlanacağız. Geçtiğimiz sezon 7 puanlık farkı kapattık, bu sezon da aynı başarıyı elde edeceğiz” diye konuştu.

Ümit, FC Liverpool ile yarın oynayacakları maçın zor olacağına işaret ederken, ülke puanı ve prestij için sahaya çıkacaklarını sözlerine ekledi.

Yorumlar Kapalı


Yönetim istedi Ergün oynadı
Kasım 30, 2006, 6:34 am
Kategori: Takım Hakkında

Bir zamanlar G.Saray’ın sol kanadında vazgeçilmezdi.. Özellikle de Lucescu döneminde kariyerinin en parlak günlerini yaşadı. Ancak Eric Gerets’in takımın başına geçmesiyle birlikte gözden düştü. Sol bekte Orhan Ak ve Ferhat Belçikalı’nın ilk tercihleri olurken ikilinin yokluğunda da sağ ayaklı Cihan buraya monte edildi. Evet, Eric Gerets 34′lük Ergün Penbe’yi kafasından silmişti…Ne var ki Bordeaux karşısındaki hezimet sonrası, Belçikalı teknik adam geri adım atmak zorunda kaldı ve İstemeye istemeye de olsa  Ergün’ü 11′e aldı. Ancak tecrübeli futbolcunun yeniden  formasına kavuşmasında yönetimin uyarısının etkili olduğu ortaya çıktı. Bazı yöneticilerin Bordeaux yenilgisi sonrası soluğu Gerets’in yanında aldıkları ve “Amerika’yı keşfetme gerek yok. Ergün zaten  bu bölgenin adamı. Cihan’ı burada oynatarak hem oyuncuya hem de takıma zarar veriyorsun” dedikleri öğrenildi. Bu uyarıları dikkate elen Gerets de Sıvas karşısında Ergün 11′de sahaya sürdü. Tecrübeli futbolcu performansıyla beğenilirken, “Ben daha bitmedim” der gibiydi.

G.Saray dünü izinli olarak geçirirken bugünden itibaren Fenerbahçe maçının hazırlıkları sürecek. Teknik direktör Eric Gerets, Sıvas maçında sahaya sürdüğü 11′le yine  Kadıköy’de maça başlayacak.  Gerets’in öncelikle gol yememe üzerine kurulu  bir oyun stratesi planladığı ve Ümit Karan’ı tek forvet olarak oynatacağı öğrenildi. Sürpriz golcü ise Sasa Ilic olacak. Yönetim de derbi maç öncesi ‘kırmızı alarm’a geçti. Hafta boyunca futbolcularla görüşmeler yapılacak ve moralleri en üst seviyede tutulacak.

Bugün yapılacak haftalık toplantıda ise takıma Fenerbahce maçı için verilmesi düşünülen özel prim belirlenecek.

Kaynak: Nevzat Dindar/Cumhuriyet

Yorumlar Kapalı


İliç Gerginliği
Kasım 30, 2006, 6:32 am
Kategori: Takım Hakkında

Hafta sonu Fenerbahçe karşısına çıkacak olan Galatasaray’da İliç gerginliği yaşanıyor

Galatasaray yönetiminin, Sasa İliç’e şimdiden yeni sözleşme teklifinde bulunması, takımdaki bazı futbolcuların keyfini kaçırdı. Başta Rigobert Song olmak üzere birçok oyuncunun bu olaya çok bozulduğu belirtildi. Galatasaraylı yöneticilerin son günlerde üzerinde en çok konuştuğu isim Sasa İliç’ti. Geçtiğimiz sezonun başında Partizan’dan transfer edilen Sırp futbolcunun performansını her geçen gün daha da yükseltmesi ve bunun sonucunda birçok Avrupa kulübünün transfer listesine girmesi, sarı kırmızılı yönetimi harekete geçirdi.

Beklenmedik gelişme

Kulüp başkan yardımcısı Adnan Polat, teknik direktör Erik Gerets’in de görüşüne başvurduktan sonra Sasa İliç’e 2 yıllık yeni sözleşme teklifinde bulunma kararı aldı. Polat, önce kendisi futbolcuyla bizzat bir görüşme yapıp, 2008′de sona erecek olan sözleşmeyi 2010 yılına kadar uzatmak istediklerini bildirdi. İliç’ten prensipte evet cevabı gelince de yönetim kurulu üyesi Haldun Üstünel, Sırp yıldızla masaya oturup, detayları görüşmeye başladı.

İliç ile yapılan görüşmeler olumlu biçimde devam ederken, yöneticilerin hiç beklemediği bir olay yaşandı. Defansın belkemiği Rigobert Song ve sözleşmesi bu sezon bitecek bazı yerli futbolcular, İliç’e yeni sözleşme teklifinde bulunulmasına bozulduklarını dile getirdiler. Song’un, konu ile ilgili olarak yakınlarına şunları söylediği kaydedildi:

Song: Beni aramadı

“İliç, gerçekten iyi futbolcu. Takıma büyük katkısı oluyor. Buna kimse itiraz edemez. Ancak ben de bu takım için mücadele ediyorum. Galatasaray için yaptıklarım ortada. Benim sözleşmem bu sezonun sonunda bitecek olmasına rağmen bugüne kadar kimse arayıp da, ‘Gel, anlaşmanı uzatalım’ demedi. Benimle bir kez olsun görüşmeyen yöneticilerin, sözleşmesi 2 yıl sonra bitecek İliç’e yeni anlaşma önermesini çok yadırgadım. Açıkçası bu durumu çok yadırgadım. Kafam karıştı.”

Song’un bu görüşlerine diğer bazı oyuncuların da katıldığı belirtilirken, bu olayı öğrenen yöneticilerin, bu futbolcuların gönlünü almak için bire bir görüşmeler yaptıkları ve, “Aceleci davranmayın. Çok yakında sizinle de görüşeceğiz” dedikleri bildirildi.

Kaynak: Hürriyet, 29.11.2006

Yorumlar Kapalı


Carrusca Toplanıyor
Kasım 30, 2006, 6:26 am
Kategori: Takım Hakkında

Cim-Bom’un sezon başında Arjantin’den büyük umutlarla transfer ettiği sol kanat oyuncusu Marcelo Carrusca, Türkiye’den ayrılmak için artık gün sayıyor. Teknik Direktör Eric Gerets’in fazla şans vermediği genç futbolcu sarı – kırmızılı yönetimle görüşerek gitmek istediğini bildirdi.

Carrusca’ya, Arjantin’den üç, Meksika’dan ise bir kulüpten teklif geldiği öğrenildi. Galatasaray’da umduğunu bulamayan Marcelo Carrusca’nın ülkesine geri dönme düşüncesinde olduğu kaydedildi. Sarı – kırmızılı yönetim ise 2011 yılına kadar sözleşmesi bulunan Arjantinli oyuncunun durumu hakkında henüz kesin bir karar vermedi.

Bu arada Aslan’da bir günlük izin bitti. Sarı – kırmızılı futbolcular dün akşam basına kapalı olarak yaptıkları idmanla Fenerbahçe derbisinin hazırlıklarını sürdürdü.

Kaynak: Milliyet, 29.11.2006

Yorumlar Kapalı


Gözüm hep kulübede
Kasım 30, 2006, 1:08 am
Kategori: Takım Hakkında
  30 Kasım 2006
 
Bayram AYDIN
 

Yeni sözleşme ve aldığı paranın iki katını isteyen İliç, maçların 2. yarılarında kenara alınan ilk ismin hep kendisi olduğunu söyleyip, dert yandı.

G.SARAY’ın Sırp yıldızı Sasa İliç, bu sezon hemen hemen hiçbir maçta 90 dakikayı çıkaramadığından dert yanarken, “Gözüm hep kulübede. Maçların ikinci yarılarında gözüm hep kenarda” dedi. İliç, şöyle devam etti: “Hemen hemen her maçta oyunu koparamadığımız zamanlarda, kenara alınıyorum. Dakikalar 60-70’i gösterdiğinde hep yedek kulübesine bakıyorum. Oyuncu değişikliği işaret edilir edilmez, saha kenarına doğru yürüyorum. Bu artık bende alışkanlık oldu.

Eğer o dakikalara kadar oyunu koparıp, skor avantajını elde etmişsek rahat oluyorum. Çünkü çıkarılmayacağımı biliyorum. Bu durumda kendimi daha çok oyuna veriyorum.” Öte yandan hafta başında yönetime giderek yeni bir sözleşme isteyen İliç, “Yıllık 550 bin Euro ve maç başına 5 bin Euro alıyorum. Bu rakam çok düşük. Bu rakamın iki katına çıkarılmasını istiyorum” dedi. Yönetim, Sırp futbolcunun bu isteğini, “Önümüzde önemli maçlar var. Sonra görüşürüz” diyerek geçiştirdi.

Kaynak: Hurriyet

Yorumlar Kapalı


Arda ve Ağabeyleri
Kasım 29, 2006, 2:49 am
Kategori: Haber ve Yazı Alıntıları, Takım Hakkında

Adalet mi bu?

GALATASARAY’ın her maçını izliyorum, deplasman ve Avrupa dahil. Zaman zaman genç futbolcular da takım içerisinde oluyor. Ama gelin görün ki bu gençler sahaya çıktığı zaman adeta titriyorlar. Neden mi? Takım içerisinde ağabeylik görevini üstlenen kişiler bu gençleri hor görüyor da ondan…

140 bin YTL aldı

Arda olsun, Aydın, Ferhat, Mehmet Güven olsun, topu kazandıkları zaman “Topu bana at. Topu bana at” diye her kafadan bir ses çıkıyor. Bu da doğal olarak gençleri sahada bunalıma sokuyor. Arda’nın Bordeaux karşısındaki bunalımı da bu durumdan kaynaklandı.

Şimdi yönetim kurulu, 50 bin YTL ceza verdi Arda’ya. Bir de bilen bilmeyen bu çocuk hakkında şımarık diyor. Kimse bu çocuğun iç dünyasını bilemez. Bakın, Arda’nın bugüne kadar kulüpten aldığı yıllık para 140 bin YTL… Bu sene zam aldı 300 bin YTL oldu. Daha eline de para geçmedi. Bayrampaşa’da oturuyor, banka kredisiyle Küçükçekmece’de ev alıyor.

Bu çocuk nesine şımaracak ki? Kulüp de 50 bin YTL ceza verdi, kaldı geriye 250 bin YTL. Ama Arda’nın para ile işi olmadığı her halinden belli. Tek amacı Fenerbahçe maçında oynamak. Kendisi ile konuştuğum genç oyuncu, bakın bana neler söyledi:

Büyük maçları severim

“Galatasaray PAF Takımı’nda oynadığım dönemde Fenerbahçe karşısında hep gol attım. Arkasından Vestel Manisaspor’a gittim. 5-3’lük Fenerbahçe maçında da 2 golün asistini yaptım. Bordeaux maçındaki hareketim nedeniyle aldığım cezayı önemsemiyorum. Hak ettiğimi biliyorum. Şimdi bütün fizik ve ruhsal olarak Fenerbahçe maçına hazırlanıyorum. Ve ben bu maçları çok seviyorum.”

Benim, Arda’nın futbolcu ağabeylerine bir çift sözüm var: Siz de futbola genç yaşta başladınız ve zor günler geçirdiniz, “Pat” diye bir yerlere gelmediniz. Böyle gençlere saha içinde daha iyi davranıp, örnek olmanız lazım.

İlhan Söyler

29 Kasım 2006, Hürriyet

Yorumlar Kapalı


Hasan Şaş’ın Gerets İsyanı
Kasım 26, 2006, 2:13 am
Kategori: Haber ve Yazı Alıntıları, Takım Hakkında

25 Kasım 2006

Yerini Sabri’ye bırakan milli oyuncu sinirli bir şekilde yedek kulübesi yerine, direkt soyunma odasının yolunu tuttu.

GALATASARAY’da Hasan Şaş’tan teknik direktör Erik Gerets’e öfke.. Dünkü maçta Ümit Karan’ın attığı golün asistini yapan yıldız futbolcu, karşılaşmanın 72. dakikasında Belçikalı teknik adam tarafından oyundan alınınca, bir hayli sinirlendi. Sahadan ağır ağır çıkan ve kenara geldiğinde teknik heyetin yüzüne dahi bakmayıp, kendi kendine söylenen Hasan, yedek kulübesine dahi oturmadı. Malzemecinin de kendisine uzattığı montu da giymeyerek hızlı adımlarla maçın bitmesini beklemeden soyunma odasının yolunu tuttu.

Kart sınırındaydı

Şaş’ın bu hareketi özellikle yöneticilerin ve tribünlerin de dikkatini çekti. Karşılaşma sonrasında Erik Gerets, Hasan Şaş’ı performansından dolayı oyundan almadığını, Fenerbahçe maçını düşünerek böyle bir karar verdiğini söyledi. Belçikalı çalıştırıcı, “Her futbolcu başladığı maçı bitirmek ister. Hasan Şaş’ı derbiyi düşünerek oyundan çıkardım. Kart sınırındaydı. Zaman zaman oyun içinde sinirleniyor ve kart görüyor. Bunu kontrol etmek istedim. Arda da sakatlanmasına rağmen oyuna devam etmek istedi. O da Bordeaux maçındaki hatayı telafi etmek arzusundaydı. Ancak, ben ise onu önümüzdeki hafta da sahada görmek istiyorum” diye konuştu.

Kaynak: Hürriyet

Yorumlar Kapalı