Galatasaray Dosyası


Adnan Polat Sefaleti
Aralık 5, 2006, 3:05 am
Kategori: Biz Ne Diyoruz?, Canaydın Yönetimi

adnanpolat.jpg

2006 Kongresi’nden önce hakkında ‘karşısına odun çıksa seçilir’ denilen Özhan Canaydın’ın tekrar başkanlığa eçilmesi bir dönem önce izlediğimiz filmin devamı gibi görünüyordu.

Maalesef film, yardımcı roldeki Adnan Polat sayesinde ilkinden de kötü çıktı. Bir zamanlar dobralığı ve taraftara yakınlığıyla sevilen Polat, zoraki girdiği sanılan yönetimde Galatasaray tarihinde eşi benzeri görülmemiş skandallara yenilerini eklemeyi her nasılsa başarıyor.

Son bir haftada yaşananlara tekrar göz atalım:

1. Stada gidiş skandalını burada yazdık. Geçen yıl verdiği sözü çatır çatır çiğneyen Polat’a tebrik ve teşekkürlerimizi iletmiştik.

2. 3 Aralık 2006′da, Türkiye’de gelmiş geçmiş en vahşi seyircisinin, Saraçoğlu stadyumunda yaptıklarını bir uzaylı gibi izleyen Adnan Polat, maçın ardından yaptığı açıklamalarla Galatasaray tarihine utanç dolu bir sayfa yazdı.

3. Derbinin ardından ‘Fenerbahçe seyircisi centilmendi’ diyen Adnan Polat, maçın ertesi günü aslan kesilerek bir yandan daha da açalmayı başarırken, diğer yandan da maç sırasında olanlardan haberi olmadığını iddia ederek acizliğini itiraf etti.

Galatasaray taraftarı olarak Adnan Polat’ı kurtulunması gereken habis bir unsur olarak ilan ve teşhir ediyoruz.



Basın Sözcümüz Sabri Sarıoğlu mu olsun?
Aralık 3, 2006, 8:33 pm
Kategori: Biz Ne Diyoruz?, Canaydın Yönetimi

Çünkü yönetimde bu işi yapmakla görevli olan şahıs işini yapamıyor.

3 Aralık 2006 Fenerbahçe maçından sonra ne dedi Sabri?
Sabri’den Dereli’ye eleştiri

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu’nda Galatasaray’ı 2-1 mağlup ederek Kadıköy’deki kazanma geleneğini sürdürdü. Maç sonunda Galatasaraylı futbolcu Sabri yaptığı açıklamada maçın son dakikalarındaki penaltı pozisyonunun hakem Selçuk Dereli tarafından değerlendirilmemesini ağır bir dille eleştirdi.

Sabri yaptığı açıklamada: “Normal olarak ortada geçerken birden anlamsız bir gol yedik. İki golden başka pozisyonları yoktu. Golü bulduk. Golden sonra pozisyonlarımız var. Şanssızlık diyorum. Futbolun adaleti yok. Fenerbahçe Statı’nda yabancı madde atılmaz, küfür yok deniliyor fakat biz kulübede yemediğimiz yabancı madde kalmadı. Bizim geçen sene statımızda dakika dakika not edildi, statımız kapandı. Bunu bakalım geçen sene ki gibi uygulayabilecekler mi?” dedi.

Sabri maçın son dakikasındaki penaltı pozisyonu ile ilgili olarak ise: “Bugün hakem bariz penaltıyı vermedi. Kendi maçlarından önce hakemler hakkında yaygara yapıyorlar. İstedikleri oldu. Bir hakem bu penaltıyı vermiyorsa ben başka birşey diyemem. Dünyanın her yerinde o pozisyon penaltıdır.” diyerek sözlerini bitirdi.

Adnan Polatın açıklamaları ise burada.

Yorum sizin…



Sarıyla Kırmızıyla Alnımızın Kanıyla
Aralık 3, 2006, 7:33 pm
Kategori: Biz Ne Diyoruz?, Canaydın Yönetimi

Şükrü Saraçoğlu’nda Teknik Direktörümüz

Yukarıda gördüğünüz resim, Galatasaray Teknik Direktörü Erik Gerets’in yarılmış başıdır.

Bu fotoğrafın sorumlusu, Şükrü Saraçoğlu stadındaki Fenerbahçeli taraftarlar kadar, Galatasaray yönetimidir.

Dünyanın hiçbir yerinde teknik direktörünün başı yarılan bir takım maça devam etmemelidir.

Staddaki, Televizyon başındaki 16 Galatasaray yöneticisine sesleniyoruz:

- Teknik Direktörünüzün yarılan başı hiç mi canınızı yakmıyor?

- Bu kadar mı aciz, bu kadar mı duygusuzsunuz?

- ‘Teknik direktörümüzün başının yarıldığı bir stadda maça devam etmiyoruz!’ demek bu kadar mı zordur, imkansız mıdır?

- Neden ve kimden çekiniyorsunuz?

- Şu anda taraftar forumlarında ‘bu işin Ali Sami Yen’i de var’ naraları atılıyor, intikam yeminleri ediliyor. Bu durumun sorumlusu olduğunuzun farkında mısınız?

- Olaylar sırasında gıkınızı çıkarmadınız. Maç bitti, şu anda büyük olasılıkla kameralara sert sert açıklamalarda bulunuyorsunuz, tıpkı geçmiş yıllardaki gibi.

- Hiç utanmıyor musunuz?



Çift Yaşamlı Yöneticilerimiz
Aralık 1, 2006, 7:33 am
Kategori: Biz Ne Diyoruz?

Önce bir iddia:

Galatasaray Spor Kulubü’nün Yönetim Kurulu 16 kişiden oluşuyor. Bu 16 kişi kendi mal varlıklarından 1′er milyon dolar sermaye koyup kar amacı güden özel bir şirket kursa ve yönetse, hangi sektörde faaliyet gösterirse göstersin 5 yıl içinde sektörün en büyük şirketlerinden biri olur.

Hepsi iyi eğitimli, iş yapmayı, insan yönetimini, finans işlerini iyi bilen, kişisel kariyerlerinde çok başarılı insanlar bunlar. Bu durum, önceki yönetimlerimiz için de geçerli.

Peki tek tek bakıldığında birbirinden vasıflı kişilerden oluşan bu yönetim kurulu, mali işleri geçtik, Galatasaray’ın imajının, piyasa deyimiyle markasının korunması için neden kılını kıpırdatmıyor?

2 gün sonra oynanacak bir Fenerbahçe maçı var. Ortam gergin, şike söylentileri ve yankıları kovboy filmlerindeki bar kavgalarına dönmüş durumda. Federasyon-Fenerbahçe kavgası bir casus filmi kıvamında.

Bu ortamda Ali Şen, telefonla katıldığı 32. Gün Programı’nda maç için ‘İlk yarı Galatasaray 1-0 öndeyse, ikinci yarı 2-0 olursa, bir de Fenerbahçe’ye kırmızı kart olursa o stad yıkılır’ diyor.

Sayın Şen (kendisi ‘Sayın Şen’ dışında bir hitabı da kabul etmemektedir) çok iyi biliyor ki o stad yıllardır zaten yıkılıyor. Futbolcularımız tünelde Fenerbahçe’nin maaşlı güvenlik elemanlarınca saldırıya uğruyor, deplasmana münferit gitmeye zorlanan bir avuç Galatasaraylı’nın üzerine yabancı madde yağdırılıyor, sidik torbaları yağdırılıyor.

Peki Özhan Canaydın ne yapıyor, ne söylüyor? Koca bir hiç.

Afedersiniz, Sayın Şen’in 32. Gün’de ilanı doğruysa Sayın Şen’e ‘Aziz Yıldırım’ın şike yaptığına inanmadığını’ söylüyor başkanımız.

Yönetim Kurulu’ndaki diğer 15 yöneticimiz ne yapıyor? Onlar başkanlarını takip ediyor.

Adnan Polat’ın stada gidiş konusunda taraftara geçen yıl verdiği sözü ve takipçiliğini burada yazdık, ama son 1 ay içinde herhangi bir televizyonda, bir gazetede, bir Galatasaray yöneticisine rastlayanınız var mı?

Kimse çıkıp ‘basına Fenerbahçe yanlısı gazeteciler ve yöneticiler hakim’ demesin. Kendi işinizi önce kendiniz göreceksiniz. İşinizin başında duracaksınız. Şirketlerinizde yaptığınız gibi.

Bu yönetim, iletişim adına hiçbir şey yapmıyor. Suskunlukları sayesinde bal gibi küfür edilen Şükrü Saraçoğlu Stadı ‘Türkiye’de küfür edilmeyen tek stad’ olarak biliniyor. Buna isyan eden Galatasaray taraftarı da küfür ediyor. Sezon başında Fenerbahçe’den üç-beş tane kombine alıp, birilerine bu küfürler kaydettirilip bir web sitesinde yayınlatılamıyor bile.

Aynı durumun tersi olsaydı, yani bir eski başkanımız Sayın Ali Şen’in ettiği lafları televizyonda söyleseydi, Fenerbahçe ‘can güvenliğimiz yok’ diye bu maça çıkmazdı (ve haklı olurdu).

Biz diyoruz ki, kendi iş hayatlarında kılı kırk yaran, başarılı olmak için gerekirse babasını tanımayan bu 16 adam, Galatasaray’ı işte bu kadar iplemiyor.

Yazıklar olsun Özhan Abi…



Sözünün Eri Adnan Polat’a Tebrik ve Teşekkür
Kasım 29, 2006, 4:03 pm
Kategori: Biz Ne Diyoruz?, Canaydın Yönetimi

2005-2006 sezonu Fenerbahçe-Galatasaray maçı sonrası:

Polat, Fenerbahçe ile oynanan derbi maçta Şükrü Saracoğlu Stadı’nda insanlık dışı hakaretlere maruz kaldıklarını belirttti

Adnan Polat, Mecidiyeköy’deki Sportif A.Ş.’de düzenlediği basın toplantısında Fenerbahçe derbisinde yaşadıkları olayları anlatırken, ezeli rakipleri Fenerbahçe’ye büyük tepki gösterdi. Fenerbahçe’nin Türk futbolundaki katkısı ve büyüklüğünün inkar edilemeyeceğini belirten Polat, “Ancak, böyle büyük bir kulübün başındaki yönetimin yaptığı uygulamalar onlara yakışmıyor. Statta taraftarlarımıza verilen yer çağdışı, insanlık dışı bir yer. Taraftarımız sanki bir kafese konmuş gibiydi. Her türlü hakarete maruz kaldılar. Sezon başında alınan karar gereği taraftarlarımız maça münferit olarak gitmişti. Kadıköy’de belirli noktalarda emniyetin tüm çabalarına rağmen, 4 bin polise rağmen birçok taraftarımız gruplar tarafından dövülmüştür. Yeni sezonda taraftarlarımızı oraya tek tek götürmeyeceğiz. Toplu olarak götüreceğiz ve daha çağdaş bir yer ayrılmasını isteyeceğiz. Bu konuda federasyonun devreye girmesini isteyeceğiz” dedi.

2006-2007 Sezonu Fenerbahçe-Galatasaray maçı öncesi

Fenerbahçe ile Galatasaray arasında 3 Aralık Pazar günü yapılacak derbi maçı öncesi İl Spor Güvenlik Kurulu Toplantısı yapıldı.İstanbul Valiliği’nde gerçekleştirilen toplantıya vali yardımcısı Ergun Güngör, Futbol Federasyonu Genel Sekreter Vekili Metin Kazancıoğlu, Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Haldun Üstünel ile Futbol AŞ Genel Müdürü Adnan Sezgin; Fenerbahçe Kulübü adına asbaşkan Murat Özaydınlı, Basketbol Federasyonu Lig Direktörü Ahmet Araşan ve diğer yetkililer katıldı.

Toplantı sonrası açıklama yapan vali yardımcısı Ergun Güngör, toplantıda 3 Aralık Pazar günü Fenerbahçe ile Galatasaray arasında yapılacak derbi maçının yanı sıra aynı gün Beko Basketbol Ligi’nde oynanacak Fenerbahçe Ülker-Galatasaray Cafe Crown ve 5 Aralık Salı günü Şampiyonlar Ligi’nde Galatasaray ile Liverpool arasında yapılacak maçları da görüştüklerini söyledi.

Güngör, Fenerbahçe-Galatasaray maçında bileti olmayanların stat çevresinde oluşturulan dış arama çemberinin içine alınmayacağını belirterek, şunları söyledi:

* Stat dışında karaborsa veya elden bilet satışına da güvenlik kuvvetleri tarafından izin verilmeyecek ve bu konuda stat çevresinde etkin çalışma yapılacak.
* Kulüpler tarafından kendi seyircilerine toplu ve ücretsiz bilet verilmeyecek.
* Deplasman müsabakalarına toplu seyirci organizasyonu yapılmayacak.
* Seyirciler toplu olarak güvenlik güçleriyle stada götürülmeyecek.
* Münferit olarak stada gelen rakip takım seyircilerine UEFA kriterleri uyarınca yüzde 5 oranında yer ayrılacaktır.

* Galatasaray seyircisine 2 bin 400 kapasiteli bölüm ayrılmıştır.
* 48 bin kişilik seyretmeye uygun yer tespit edilmiştir.
* Buna göre Fenerbahçe-Galatasaray maçında tüm tedbirler saat 13.00′te alınacak ve stat kapıları saat 15.00′te açılacak.’

Biletix gişelerinde bir kişiye en fazla iki biletin satılabileceğini kaydeden Ergun Güngör, ”Kimlik fotokopisini ibraz etmek kaydıyla biletler satılmaya başlanmıştır. Müsabaka nedeniyle kendisine ismen davet verilen şahıslar bu davetiyeleri başkalarına kullandırmayacaktır. Müsabakada toplam 2 bin 512 güvenlik görevlisi görev yapacaktır. 74 iç ve 14 dış olmak üzere 88 güvenlik kamerasıyla maçı takip edeceğiz” dedi.

Bu gelişme üzerine Adnan Polat henüz bir açıklama yapmadı.

Örnek yöneticimizi tebrik ediyor, kendisine teşekkür ediyoruz.

Kaynaklar: Galatasaray.org, Alisamiyen.net



Neden Protesto?
Kasım 24, 2006, 6:19 pm
Kategori: Biz Ne Diyoruz?

Neden Protesto?

Galatasaray hızla doğuya gidiyor ve biz batıya açılan pencere diye hala kendimizi avutuyoruz.

‘Macaristan’da mı yaşamak istiyoruz, İran’da mı?’ Bu basit soruyu yüz Galatasaraylı’ya sorsanız, yüzü de ‘Macaristan’ diye cevap verir.

Bakın Macaristan’da geçtiğimiz ay neler oldu… Hükümetin birkaç senedir ekonomik verilerle ilgili halka yanlış açıklamalarda bulunduğu, yalan söylediği ortaya çıktı.

Halk sokaklara döküldü, hükümet değişene kadar da orada kaldı.

Evet biz bir ülke değiliz, ‘cumhuriyet’ olma gibi bir iddiamız yok. Ama Galatasaray’ı seviyor ve ciddiye alıyoruz.

Şimdi sıradan Galatasaraylılar’a soruyoruz:

Aşağıdakilerden hangisi Galatasaray’a daha çok yakışmaktadır?

a) Sizi zerre kadar önemsemeyen, ayaktakımı ve ayakbağı olarak gören, kulubün onurunu içeride ve dışarıda yerin dibine geçiren, Galatasaray’ın hakkını savunamayan, hiçbir sözünü tutmayan yönetimin Galatasaray tarihinde eşi benzeri görülmemiş, ısrarlı bir protestoyla kongreye gitmeye zorlanması

b) futbol takımımızın 2006-07 sezonunda şampiyon olması

Bize göre sorunun yanıtı açıktır. Galatasaray Spor Kulubü yönetimi protestoların en ağırını fazlasıyla hak etmektedir. Galatasaray’ı tarihinde görülmemiş durumlara düşüren Canaydın, tarihte görülmemiş şekillerde protesto edilmelidir. Evet, bugünkü duruma gelinmesinde önceki yönetimlerin de payı vardır, ancak kaç dönemdir başkanlık makamında olan Özhan Canaydın, artık geçmiş dönemlerin hatalarına sığınamayacak kadar büyümüş bir balondur.

Liseli-liseci-lisesiz konularına burada girmek istemiyoruz, ancak kulüp yapısının ve tüzüğün cemiyetçi yapısı ve ’sıradan Galatasaraylıları’ ikinci plana attığı herhalde tartışılmaz bir gerçektir.

Yönetim sürecine zaten gerektiği gibi katılamayan, katılması engellenen, hatta katılmaması gerektiği düşünülen Galatasaraylı’nın protesto zamanı hala gelmemiş midir?