Galatasaray Dosyası


Bunun adına futbol değil, terör denir – Burhan Ayeri
Aralık 5, 2006, 2:33 am
Kategori: Haber ve Yazı Alıntıları

5 Aralik 2006 – Aksam

Nasıl gönül koyduğumuz Beşiktaş’ı ve onun taraftarını gerektiğinde yerden yere vuruyorsak, şimdi yazacaklarımızı diğer ‘Adı Büyükler’in sempatizanları sabırla okumak zorundalar. Boşuna zahmet edip, mesaj yağdırmaya da kalkmasınlar. Çünkü kaleme alacaklarımız ‘Objektif Yorum’dur.

Öncelik Selçuk Dereli’nin. Ahmet Çakar’a bu konuda bir kez daha hak verdik. Bu zattan hakem filan olmaz. Ters kurguyla girersek, Alex’e bir ara acıdık. Yediği darbelere ‘Yeter artık’ diye bağırdık. Lugano’yu Mondragon’a yaptığı hareketten dolayı sahada tuttuysa ‘Sırf korkudandır’. Fenerbahçe’nin attığı ikinci golün başlangıcındaki faul düdüğü çalınmadıysa bunun suçunu Ayhan kendinde arasın. Her pozisyonda zırt pırt kendini yere atmaktan inandırıcılığı kalmadı. Sahanın en iyilerinden Önder’in pozisyonunda bir yabancı düdük iki kere penaltı çalardı. Hasan Kabze’nin formasından yakalama bir yana, açıkça kolla oynayıp, topun yönü değiştirtilmiştir. Dereli, gayet net gördüğü bu pozisyonda beyaz noktaya gidemedi çünkü ‘Korku dağları iyice sarmıştı’.

Gelelim, 50 veya 70 Fenerbahçe’liye. Rakip takım oyuncularına ve kenar yönetimine attıklarından dolayı üzüldüklerini hiç sanmıyoruz. Bu akıl hastaları, ‘Nasıl oturttum ama’ deyip, avuçlarını birbirlerine vurup, şaplatmışlardır. Daha sonra da, şişeli kutlama. Böylesine saldırıların İnönü veya A. Sami Yen’de yapıldığını düşünebiliyor musun? Kıyamet koparırlardı. Bu kafaların izlediği futbol, yaptıklarına da futbolseverlik diyen varsa beri gelsin.

Daha bir ay öncesine kadar fair-play adayımız olan Nihat Özdemir’in bizi en fazla yaralayan kişi olduğunu açıklamalıyız. Belli ki, ucuza kapattığı Marina ihalesi iptal edildiğinden beri sinirleri bozuk. Taraftarını tabii ki alkışlayacaksın. Devam edip ‘Ancak, içimizdeki küçük bir gruba da üzüntülerimi yolluyorum’ lafını, uyarıldıktan ve aradan uzunca süre geçtikten sonra söyleyebiliyorsan, değer kaybına uğramışsın demektir. Bu işin ikinci yarısı da var. Hem Beşiktaş’ın hem Galatasaray’ın evine gideceksiniz. Dileriz, o tarihlere kadar sinirler gevşer.

Tüm holiganlara ve onlara her türlü desteği veren yönetim kadrolarına tavsiyemiz, ekranların naklen yayın programındaki ilk İngiltere Ligi maçını -Bu TV-8 olacaktır- izlemeleri. Rakip ekibin teknik direktörü, yardımcı elemanları ve yedek futbolcuları karşı takımın seyircisiyle kucak kucağa. Zaman zaman aralarında pozisyon değerlendirmesi bile yapıyorlar. Fatih Terim’in yıllar önce, kızlarına küfür edilip, başına her türlü malzemenin atıldığı oyundan sonra söylediği lafları tekrar hatırlatmak istiyoruz:

‘Bana bundan böyle kimse dostluk, kardeşlikten söz etmesin. Hele Fenerbahçe-Galatasaray arasındaysa’.

Sanırız gelinen nokta bu. Yıllar yılı Trabzonsporluları ‘Canavar gibi göstermeye çalışanlar’ yarattıkları virüsü dört bir yana dağıttılar. Futbolumuz ‘Kırmızı alarm’ vermekte. Size tavsiyemiz, tüm kulüp yöneticilerinin listesini elinize alıp ‘Devletle iş yapanları’ işaretlemeniz. Bu ülkede nasıl belediye başkanlarına yasak getirildiyse, ötekileri de bu kapsamın içine bir an önce almanızda yarar var. Hatta, mecburiyet görmekteyiz. Gidiş, kötüye. Arjantin’de yaşananlar görülmüyor mu? Sahalar, sokaklar holiganların kontroluna geçti. Bu kafayla sıra bize gelecek…

Yorumlar Kapalı